thin of - Türkçe İngilizce Sözlük

thin of

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"thin of" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
thin of f. seyreltmek
thin of f. inceltmek
thin of f. zayıflamak
thin of f. zayıflatmak

"thin of" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
thin sheet of dough i. yufka
thin edge of the wedge i. tehlikeli bir gelişmenin başlangıcı
thin edge of the wedge i. zararlı bir gelişmenin başlangıcı
a thin slice of melted cheese i. ince bir dilim eritilmiş peynir
out of thin air zf. havadan
out of thin air zf. hiç yoktan
out of thin air zf. birdenbire
out of thin air zf. aniden
out of thin air zf. haber vermeden
out of thin air zf. uyarmaksızın
Atasözü
thin edge of the wedge sıçan geçer yol olur
Deyim
thin end of the wedge i. gittikçe önemli olan bir hareketin ilk adımı
thin end of the wedge i. gittikçe büyüyen bir hareketin ilk adımı
(the) thin end of the wedge i. küçük ama nihayetinde istenmeyen sonuçlar doğuracak bir durum
pull something out of thin air f. hiç yoktan yaratmak
pull something out of thin air f. şapkadan tavşan çıkarmak
have a thin time of it f. (maddi olarak) dara düşmek
have a thin time of it f. (parasal olarak) sıkıntıya düşmek
have a thin time of it f. darda olmak
have a thin time of it f. parasız kalmak
appear out of thin air f. birdenbire/aniden belirivermek/ortaya çıkmak
appear out of thin air f. kolay kolay önüne çıkmak
appear out of thin air f. bir daha bu (şeyi) bulamamak
appear out of thin air f. birden bire belirivermek
appear out of thin air f. yoktan var olmak
appear out of thin air f. bir anda ortaya çıkmak
appear out of thin air f. yoktan var olmak
appear out of thin air f. birdenbire/aniden belirivermek/ortaya çıkmak
appear out of thin air f. nereden olduğu belli olmayan bir şekilde ortaya çıkmak
appear out of thin air f. bir anda ortaya çıkmak
appear out of thin air f. birdenbire belirivermek
pluck (something) out of the thin air f. (bir şeyi) tesadüfen ortaya çıkarmak
pluck (something) out of the thin air f. (bir şeyi) gökten zembille indirmek
pluck (something) out of the thin air f. (bir şeyi) uydurmak
pluck (something) out of the thin air f. (bir şeyi) rastgele söylemek/üretmek
thin end of the wedge expr. sonradan başa iş açabilecek önemsiz şey
out of thin air expr. hiç yoktan
create out of thin air yoktan var etmek
make out of thin air yoktan var etmek
out of thin air yoktan
pull something out of thin air yoktan var etmek
Teknik
direct current in the electrodes of thin metal foils and polycarbonate film dielectric i. polikarbonat film dielektrik ve ince metal yaprakların elektrotlarındaki doğru akım
Mutfak
layered dish of thin pastry and crumbled cheese i. hingel